11 Mart 2009 Çarşamba

Bir Drugstore Hikayesi...


Size bu yazıyı Amerika'dan yazıyorum !!! İnanması çok zor değil mi ? Ani bir kararla Amerika'daki Halamın yanına gitmeye karar verdim. Jet-Lagged falan da dinlemeden kendimi bir Amerikan Rüyası olan Drugstore'a - Walgreens- attım. Girer girmez makyaj malzemelerinin olduğu bölüme yöneldim; kozmetik sever herhangi bir Türk kızı bu kadar çeşitli ve de ucuz ürünü bir arada görse ne yapar, delirir. Fakat ben delirmedim -tamam tamam, az delirdim-. Türkiye'deyken bir sürü marka hakkında review okuduğumdan, elimin nelere gideceğini az çok hesaplamıştım zaten uçakta... Bir sürü de fotoğraf çektim görmemiş gibi. Maksat sizi aydınlatmak :) Şimdi bir fotoğraf turu yapalım, yarına da mini haul. Öyle süper şeyler beklemeyin çünkü kısıtlı bir parayla gittim. Bunun daha hediyesi var osu var busu var; dikkatli harcamam lazım !!!
-fotoğrafları flaşsız çektiğimden kimileri flu çıkmış-

Burası Walgreens'in içi. Hayal ettiğim gibi değildi vallahi. Her yerden Vanessa gibi tipler çıkacak sanmıştım ama teyzeler vardı sadece :)

Burası Sally Hansen standının bir kısmı. İç kısımda da rujları falan vardı. Fiyatları görünce gözlerime inanamadım, her şey deli gibi ucuz !!! Şimdiki fotoğrafa hazır olun :)


Fiyatlara bakar mısınız ??? Neredeyse en pahalı ürün 5 dolar. Şeytan dedi ki her şeyi topla -o şeytan çok konuşuyor Amerika'da zaten-


Bu stand da Prestige diye bir markaya ait. Bloglarda vs çok okumadığımdan bu ürünleri merak edip inceledim. İndirim yapmışlar zaten, en pahalı ürün 2.99 dolardı -fondöten-.

Neutrogena'nın minerallerini denedim ama dokuları çok sertti. Kapatıcılık özelliği de neredeyse yok. Zaten diğer markalara göre çok pahalı :S !

Bu set 9.99 dolardı !!! Bir tane açık paket vardı inceledim. Fırçalar inanılmaz yumuşak ama review okumadan almak istemedim. Dökülüyor mu, kokuyor mu bilmek lazım :)

Şu fiyatlara bakar mısınız ? Aralara bazı plastik sepetler koymuşlar, indirimli ürünler var içlerinde. Ama burada genelde satmayan renkler oluyormuş, halam söyledi. Taih geçme konusu neredeyse imkansız gibiymiş Amerika'da. Yani bu rürünlerin sadece rengi satmamış :)

******

En sevdiğim bölüme sıra geldi !!! Uçakta planladığım markalar, EcoTools ve de Physicians Formula Organic Wear ürünlerdi.



Burası en sevdiğim stand olduğundan adrenalin yükselmiş, eller titremiş, fotoğraf da flu çıkmış :)
Şansıma "buy 1 get 1" vardı. Şimdilik çok bir şey almak istemedim yoksa allık vs her rengini almayı planlamıştım. Birer tane alıp evde denemek en iyisi diye düşünüyorum. Kalıcılık, renk konuları önemli çünkü. Ürünleri yüzümde henüz denemedim, yoruldum çünkü :) İki gün sonra büyük bir indirim olacakmış -daha ne kadar inecekse artık- açıkçası onu da bekliyorum :)



İşte EcoTools !!! Hastasıyım :) Aslında travel size setten almayı planlıyorum ama ondan yoktu. Hafta sonuna kadar gelirmiş. Ben de büyük boy fırçalarım da olsun diye yukarıda gördüğünüz setten satın aldım. Acayip ucuza geldi. Normalde bu fırçaların tanesi 8-9 dolar. Beş tane fırça ve bambu fırçalığa 9.99 dolar ödedim. Fırçalaraysa ba-yıl-dım !!!


Bu gördüğünüz set iki gün sonra indirime girecek olanlardan. 12 dolardan 4 dolara düşecekmiş. Şaka gibi di' mi...


Şimdilik bu kadar. Yarına Sephora ve de Victoria's Secret ziyaretlerinde buluncağım. Bir sürü de fotoğraf çekeceğim.

Sevgiler...


{arastiran}








Not: Yukarıda okuduğunuz her şey hayal ürünüdür !!! Amerika kim, ben kim yahu ! Uzun zamandır Ecotools ve de Physicians Formula ürünlere ağzımın suları akarak baktığımdan, şimdi Amerika'da olsam da alsam diye iç geçiriyordum. Sonra da yazasım geldi. Yalanıma kendim bile inanacağım, o derece mutluyum şu an. Denemek yapmanın yarısıdır demişler -ben dedim-. Sıra geldi diğer yarıyı yapmaya :) İçinizden bana ürün ısmarlamak isteyen olursa yalandan da olsa ısmarlayabilir. Ben de tabii ki alırım, hem de hediyem olsun derim. Siz de mutlu olursunuz ben de...

Herkese Sevgiler ve Öpücükler

{arastiran}

5 Mart 2009 Perşembe

Arastiran Diyor ki !!!

Gerek maillerinizle, gerek bloga yazdığınız yorumlarla beni pek-çok özlediğinizi ve neden yazı yazmadığımı soruyorsunuz. İlginiz için çok çok teşekkür ediyorum.

Yazmamamın elbette ki nedeni var ve de bunlardan en önemlisi şu aralar alışveriş yapmamam. Diğer neden ise iş yerimde geçtiğimiz bir kaç ay içerisinde çok yoğun çalışmam.

Peki neden alışveriş yapmıyorum ?

Kriz beni teğet geçmedi, tam tersine üstümden geçerek beni ikiye böldü. Üç aydır maaş alamıyorum ve de bu durum çok can sıkıcı. Öğle yemeğine ve de yola verdiğim parayla bırakın makyaj malzemesini parfüm koleksiyonu bile yapabilirdim! İşyerim Ankara'nın en lüks semtinde dersem yemeğe ne kadar para harcadığımı az çok tahmin edersiniz.

İşte böyle kızlar... Konuyu daha fazla dramatize edebilecek malzeme var beynimde ama bu eğlenceli blogda can sıkıcı şeylerden fazla bahsetmek istemiyorum.

O zaman site tanıt !

Denemeden site tanıtmak gerçekten bir risk. Daha önce tanıtmadım mı, tanıttım ... Ama emin olun çok sağlam kaynaklardan bilgi alarak tanıttım. Elimde uzunca bir site listesi var; hatta sizlerden de bana site ismi gönderenler var -çok şekersiniz-. İnternetten -güvenilirliğe dair-minik araştırmalar yaparak bir şeyler yazmaya çalışacağım zira maaş alana kadar ücretsiz izne ayrılmış bulunuyorum ):

Hepinizi öpüyorum !!!

Sevgiler...


{arastiran}

1 Mart 2009 Pazar

Siz Türkçe Yazın, O İngilizce'ye Çevirsin !!!

Kulağa ne kadar hoş geliyor değil mi ???
Belki sizler biliyorsunuz ama ben bu araca daha yeni rastladım ve de inanılmaz kullanışlı buldum. Google'a bir demet teşekkür !!!
Google Translator
İngilizce-Türkçe, Türkçe-İngilizce çeviri imkanınız var -ve daha bir çok dile-



Elbette ki size mükemmel çeviriler yapmaz ama en azından sitelerle basit sorular sorarak mailleşebilir, cevaplarını da buraya kopyalayarak -mail uzunsa üçer cümlelik gruplar halinde yapmanızı tavsiye ederim- kendi kendinize işlerinizi halledebilirsiniz !!!

Sevgiler...

P.S. Bana çeviri yapmam için o kadar çok mail geldi ki -elbette ki yardımcı olamadım- burayı görünce çok sevindim. Çünkü insanları eli boş döndürmekten son derece sıkıntı duyuyordum.